A Travellerspoint blog

Kuzey Malawi

"Mangoya Hücum..!"

rain 21 °C

Dağcılıkla uğraşan sevgili dostum Okan, riskli ortamlarda hayatta kalmak için tek bir temel kuralın uygulanması gerektiğini söyler hep: "Öznel riskleri minimuma indir, nesnel riskleri ise değiştiremeyeceğini bil, hazırlıklı ol". Yola çıkmadan önce belirlediğim gibi, benim Afrika seyahatimde karşılaşabileceğim öznel riskler; yanlış beslenme, sağlığa dikkat etmeme, riskli sosyal ortamlara girme gibi benim elimde olan; nesnel riskler ise beklenmedik doğal ve politik sorunlar, ulaşım araçlarının yaratacağı aksaklıklar ve malzeme problemleri. Fakat Malawi'nin turistik olmaktan son derece uzak, devasa bitkilerin yuttuğu, rengarenk, boy boy böcek, örümcek ve kertenkelerin kol gezdiği kuzey bölgesinde, nesnel ve öznel riskler iç içe girmiş halde.

Bugün Afrika'daki 35. gün ama sanki bir ömür geçirmiş gibiyim. Sıcak suyu olan bir duş, beyaz yatak çarşafları ve bir tabak sağlıklı, güzel sebze yemeği o kadar geride ve absürd bir fikir ki.. Asıl komedi, biz balayı parasıyla çıktık bu yola, son günlerde tam bir "çiftler sınavı" veriyoruz, bir kameramanla muhabir şu karşıdaki otların arasından biryerden çıkıverip "tebrikler, başaran çift siz oldunuz, alın size madalya" diyecek gibi gelmeye başladı.. Son 50 senesini birlikte geçirmiş 80'lik ihtiyarlar gibi durmadan didişip duruyoruz, sonra durup halimize gülüyoruz.

Şu sıralar savaş muhabiri Tim Butcher'ın 2004 Kongo seyahatini okuyorum ve inanılmaz benzerliklerle karşılaşıyorum. Tabii onunla kıyaslanınca bizimki Mallorca'da bir tatil gibi! Tamam, ben donanımlı ve eğitimli bir savaş muhabiri değilim ve burası da Kongo değil, dolayısıyla kendimi kıyaslamamam lazım. Ayrıca şehir hayatının etkisiyle büründüğüm "beyaz türk" halime, sevgili annemin uyguladığı genel şımartma politikasına ve hipokondriyak-nevrotik kişilik yapıma rağmen, şu yaşımda 40'ın üzerinde ülke gördüm, Hindistan'da, Güney-doğu Asya'da, Ortadoğu'da ne maceralar yaşadığım halde psikolojik ve fiziksel bütünlüğümü sapasağlam korudum.. Ama yine de; Afrika çok zorluyor, dayanma sınırlarımı test ediyor ve itiraf etmem gerekirse, hayatımda yaptığım en zorlu seyahat oluyor bu. Umarım sonum da Tim Butcher gibi olmaz ve helikopter ambulansla taşınmam eve. (Babacığım, sesini ta burdan duyuyorum emin ol "ne işin var orda? dön geri!" diyorsun biliyorum..)

Fakat, Afrika'nın Ruhu (belki de, tam da böyle anlarda yaptığı gibi) öyle birşey çıkarıveriyor ki karşıma, dayanma gücü veriyor, kara kara bulutları dağıtıyor ve "başarabilirsin" diyor. Bu sefer de bir mango ağacı çıkardı; üstü dolu dolu mango, kopart kopart ye.. Günlerdir adam gibi birşey yememiştim ve altına hücum gibi mangoya hücum ettim. Burcucum, Mango-sever arkadaşım, hem yedim hem de seni andım ne yalan söyliyim..

Malawi, (Orta Afrika'da sıklıkla rastlandığı gibi) toprağı verimli olmasına rağmen, yanlış yönetimler yüzünden açlıkla savaşan ülkelerden biri. Maize denen ve lapa yapımında kullanılan irmik türü bir un var, bir de bunun da beteri, hiçbir besleyici değeri olmayan, sadece çok hızlı ve zahmetsiz yetişen cassava denen bir bitki var. Bunun yaprakları da öğütülüp tatsız tuzsuz bir ekmeğe dönüşüyor, suya katıp içecek yapıyorlar, lapa yapıyorlar.. İnsanlar bununla doyuyor ama beslenemiyor, çocukların karınları hep kocaman kocaman, bacakları incecik, sırttan kemikleri sayılıyor.

Son olarak; bu akşam sevgili kocamın (biraz süzülmüş) pembe-beyaz baldırlarına bakarken, Orta Afrika'da yamyamlığın neden yaygın olduğunu birdenbire anlamış bulundum! Valla ne yalan söyleyeyim, mango tam zamanında imdadımıza yetişti. Yarın Tanzanya, birkaç güne kadar da Zanzibar inşallah..

Posted by cerenmus 22:43 Archived in Malawi

Email this entryFacebookStumbleUpon

Table of contents

Be the first to comment on this entry.

This blog requires you to be a logged in member of Travellerspoint to place comments.

Enter your Travellerspoint login details below

( What's this? )

If you aren't a member of Travellerspoint yet, you can join for free.

Join Travellerspoint