A Travellerspoint blog

Afrika - Genel Bakış

"Mantığın bittiği yerde Afrika başlar..!"

Daha önceden blog müdavimlerime söz verdiğim gibi, benden sonra aynı yolu tepecek seyyahların kulağına küpe olabilecek kısa kısa anektodlar yazmak istiyorum. (Şu an uçağın kalkış saatini beklediğim bir huşu ve esenlik hali içindeyim ve bu yazıyı şimdi ve burada yazmazsam, üşengeç bünyem asla yazdırmayabilir). Buyrun faydalanın..

1. Hazırlık aşaması:
Afrika'ya seyahat etmeden önce mutlaka ve mutlaka ülkeler politikasını, siyasi ve coğrafi güvenlik raporlarını, vize bilgilerini araştırın. Afrika diğer bağımsız seyahat rotaları gibi elinizi kolunuzu ve beyaz totonuzu sallaya sallaya dolaşabileceğiniz bir kıta değil. Bazı bölgelerde iç savaş var, bazı bölgelerde yılda 16.000 cinayet işleniyor, bazı bölgelerde turistler kaçırılıyor, bazı bölgelerde yamyamlık devam ediyor ve bazı bölgelerde adını bile duymadığınız hastalıklar kol geziyor. (Paranoyak) Amerikalıların hazırladığı güzel bir sayfadan son güncellemeleri öğrenebilirsiniz: http://travel.state.gov

Ayrıca mutlaka doktorunuza danışın, genel olarak nanemolla bir bünyeniz varsa ya da bağışıklık sisteminiz arada tekliyorsa, hamileyseniz ya da devamlı ilaç kullanmanızı gerektiren bir durumunuz varsa Afrika'dan uzak durun. Bunun dışında, genel bir sağlık kontrolü ile sıtmaya karşı ilaç kullanacaksanız karaciğer fonksiyon testi yaptırın ve Afrika genelindeki hastalıkları öğrenin, bilgilenin, kapsamlı bir seyahat sigortası yaptırın ve aşılarınızı olun. Aşıların bazısı birden çok doz olunduğu için zaman alabiliyor. Ayrıntılı bilgi için www.who.int/en ve www.asidanisma.com . Benim gibi sivrisineklerin ilahı konumundaysanız mutlaka sinek kovucu ve sıtmaya ilaç kullanın, hatta paranıza kıyın ve yurtdışından Malarone alın, kutusu (12 tablet) 55euro, seyahat süresince ve sonra 7 gün daha kullanılıyor ama diğer ilaçlardan daha etkili ve yan etkisi daha az (bazı ilaçlar ruhsal durumunuzun içine edip intihara bile yol açabiliyor). Doktorunuza danışın.

Mümkün olduğunca az eşya götürün, giyim ve tuvalet eşyaları heryerden sağlanabiliyor. Bir kalın uzun kollu sweatshirt, uzun pantolon, şort, mayo ve yağmurluk olmazsa olmazlar. Mutlaka bir ufak ilkyardım çantası, ilaç stoğu oluşturun. Ayrıca otobüslerde kulak tıkacı hayat kurtarıyor. Kamp yapacaksanız çadırınız iki çeperli olsun (havalandırma ve yağmur geçirmeme özelliği nedeniyle) ve çadır tamir materyalini unutmayın. Uyku tulumunuz için paraya kıyın ve en ufak ve hafif olanından edinin.

Uçak bileti konusunda www.expedia.com ve www.kayak.com benim favorilerim. THY'nin Afrika biletleri de inanılmaz hesaplı bu sıralar. Seyahat rehber kitabı olarak ise "Lonely Planet Guides" bağımsız gezginlerin başucu kitabıdır.
Bağımsız seyahat etmek gözünüzü korkutuyorsa ya da "seyahat arkadaşım beni ekti, napıcam?" diyorsanız, çok mantıklı bir alternatif; gönüllü programları. Yeme içme konaklama onlardan, arada tatiliniz var ve az bir cep harçlığı bile alıyorsunuz bazı yerlerde. En güzeli de, bir grup içindesiniz ve yerel halkla içiçesiniz. Kültürü doya doya yaşamak için birebir. Ayrıntılı bilgi için: www.volunteerabroad.com , www.responsiblevacation.com , www.volunteerhq.org ve www.earthwatch.org. Ayrıca; Afrika'ya uzman bir ekip eşliğinde, safari konusunda uzmanlaşmış bir tur dahilinde bir seyahat yapmak isterseniz sevgili arkadaşım Burak Doğansoysal'a www.ecologic-travel.com dan ulaşabilirsiniz.

2. Seyahat sırasında
Asla gece yolculuk etmeyin, şehirlerde hava karardıktan sonra yalnız başınıza dolaşmayın. Yerel halk gibi erken yatın, erken kalkın. Risk almaktan kaçının, Afrika'da ne yazık ki güvenebileceğiniz çok fazla insan olmayacak, ağzınız açık ayran delisi gibi dolaşmayın. İnsanlara karşı olumlu olun ama gözünüzü de açık tutun. Fakir halk için yürüyen bir cüzdan gibisiniz ve polis de genellikle her tür pisliğin içinde. Başınız derde girdiğinde rüşvet vermeyi deneyin, genellikle 50doların kurtaramayacağı durum yok gibi.

Aşırı sofistike bir vejetaryenseniz ya da yeme probleminiz varsa kesinlikle Afrika'yı düşünmeyin bile. Özellikle kahvaltı için domates, zeytin, peynir aramaktan vazgeçin, bu kıtada da uzakdoğudaki gibi peynir meynir yok kardeşim! Şişe su alırken kapağın açılmamış olmasına dikkat edin. Aşırı uzun ya da genişseniz, Afrika bağımsız gezilecek biryer değil, çünkü ulaşım araçları benim boyutlarımda biri için bile oldukça dar, kalabalık ve yolculuklar uzun. Yine de gidecem, belamı arıyorum diyorsanız, turla gidin. Araba kiralama işi güneyde yaygın ve çok mantıklı, benzin sudan ucuz (gerçekten de öyle). Otobüslerde şöföre veya muavine değil, içerdeki yolculara sorarsanız ücret ve süre hakkında doğru cevaplar alırsınız.

Hijyen ve beslenme konularına çok dikkat edin. Afrika'da birçok insan gibi siz de aç kalacaksınız. Vitamininizi ihmal etmeyin, her bulduğunuz su birikintisine atlamayın (timsah bol bu kıtada ama iş oraya gelene kadar mikroevrende binbir çeşit bakteri de bol). Hastalanırsanız mutlaka özel ve temiz bir hastaneye gidin, hizmetler genel olarak güvenli, ucuz ve doktorlar yerel hastalıklara ve paranoyak turistlere vakıf (karaciğerinizin sağda olduğunu unutmayın).

3. Harcamalar
Uçak bileti ile hazırlık aşaması (aşılar, ilaç ve malzeme tedariği vs) dışında; benim rotamda iki kişilik 55 günlük bir seyahatin maliyeti toplam 5100 euro oldu. Bunun içine konaklama, ulaşım, vizeler, yeme içme, hediyelik eşya, turlar, milli park girişleri, safariler, dalışlar ve aklınıza gelebilecek herşey dahil. Kaba bir hesapla, iki kişi için gün başına ortalama 100 euro'dan hesaplayabilirsiniz. G.Afrika ve Namibya (orta) - Zambiya ve Malawi (en ucuz) - Tanzania ve Kenya (en pahalı); kültür, olanaklar ve harcamalar konusunda gruplanabilen ülkeler. Ayrıntıya girmem gerekirse; su 1-2 dolar, yemek 5-10 dolar, yerel ulaşım 10-15 dolar, ülkeler arası ulaşım 50-75 dolar, kişi başı vizeler 50 dolar, konaklama kamp için 5-7 dolar, pansiyon 50-80 dolar (malawi ve zambiya için 30 dolar), scuba tek dalış malawi 50 dolar, tanzania 60 dolar, araba kiralama 6 gün için 200-250 dolar, benzin litresi 1 dolar. Yerel para birimleri ve güncel kur bilgileri için: www.xe.com

4. Sakın yapmayın
Sakın ama sakın kafanıza rasta yaptırmayın, gözünüzü seveyim. O moda geçeli 10 sene oldu yahu! Bu artık tam "Afrika'ya ilkkez geldim, ne olduğumu şaşırdım" hali ve yerel halk hakikaten bir anlam veremiyor bu davranışa. Rasta aslında dini bir grubun simgesi ve beyaz adamın bu işe maydonoz olması pek hoş karşılanmıyor. Ayrıca o incik cincik örülen saçlar var ya.. Onlar takma arkadaşlar. Kadınlar burda saçlarını kazıtıyor ve o örgüler kısacık saça ekleme/kaynama yaptırılıyor. Yapımı 4 profesyonel elinde 5-6 saat sürüyor, kullanımı da 1-1.5 ay gidiyor. Olay budur yani, kendi saçını kullanan ancak yüzde 1 kadın.

Uyuşturucu çok bol ve heryerde önünüze çıkıyor. Eğer "ooooh geldim Afrika'ya, şu göl kıyısında bir demleneyim" mantığı içindeyseniz, bilin ki satıcılarla polis beraber çalışıyor ve satış sonrası hizmetler olarak hapishanede birkaç ay sunulabiliyor. Afrika'nın göbeğinde hapis yatmak gibi fantazileriniz yoksa, bulaşmayın.

Sonuç olarak; Afrika zor bir kıta; politik istikrarsızlık, yolsuzluklar, açlık, yaşam koşullarının ağırlığı, hijyen ve sağlık sorunları.. Afrika'da bağımsız seyahat daha da zor çünkü sizin evinizdeki en basit alışkanlıklarınız bu ülkelerde lüks sınıfına giriyor olabilir. Bunun bilincinde gidin ve bizim orta yaşlı turist teyzeler gibi "ayyy pek pis" "vayyy pek fakir" "oyyyy midem kalktı" falan gibi yorumlar yapıp, kendinizi ve daha çok da çevredeki halkı uyuz etmeyin. Böyle hassas bir yapınız varsa Mallorca'ya gidin, Toskana'ya gidin, hadi en fazla Dalmaçya kıyılarını görün ve evinize dönün, gözünüzü seveyim!

5. Daha fazla bilgi için
"Bu bilgiler bana yetmedi, ille bin tane soru daha sorasım var" diyorsanız; öncelikle güzide kitapçılarımızı dolaşıp Afrika konusundaki kitapları alınız (birkaçını ben blogda ara ara yazdım), İstanbul'da Tünel'deki Robinson Crusoe Kitabevi'nde seyahat konusunda envai çeşit İngilizce kitabı bulabilir ya da sipariş verebilirsiniz. "Tembelim ben, bilgisayar da hazır önümdeyken ne uğraşıcam" diyorsanız, google'layınız durunuz.

"İlle yazarla bağlantıya geçicem, kendisine bu blogu kitap yap diye ısrar edicem, fırsattan istifade bikaç da soru sorucam" diyorsanız; binyılın alamet-i farika'sı facebook'tan ismimi sorgulatarak ve mesaj atarak bana ulaşabilirsiniz. (Spam nedeniyle mail adresimi veremiyorum, kusura bakmayın).

Bu da yetmezse, diğer tüm seyahat yazılarım için:
http://cerenmus.blogspot.com/
Ve sık sık güncellediğim günlüğüm için:
http://cerenin-gunlugu.blogspot.com/

adreslerine tıklayabilir, yazılarımı severek okumaya devam edebilirsiniz. Bu vesileyle de benim egom daha da büyür, okunma istatistiklerine çok şaşırır, kendimi birşey sanar, mutlu olurum.

Eveeeeet. Bir blogun daha sonuna geldik sevgili okuyucularım. Bir başka seyahatte görüşmek üzere diyor ve benden sonraki Afrika yolcularına bol şans ve iyi yolculuklar diliyorum! - Ceren Musaagaoglu Schubert

Posted by cerenmus 22:51 Archived in Tanzania Tagged africa tanzania zambia malawi namibia south_africa overland_africa afrika_seyahati afrika_gezisi bağımsız_seyahat backpacking_africa ceren_musaagaoglu

Email this entryFacebookStumbleUpon

Table of contents

Be the first to comment on this entry.

This blog requires you to be a logged in member of Travellerspoint to place comments.

Enter your Travellerspoint login details below

( What's this? )

If you aren't a member of Travellerspoint yet, you can join for free.

Join Travellerspoint